Yücelen Hospital Ortaca
 
 
Yücelen Çağrı Merkezi
Germany
 
Yücelen Hastanesi Muğla
 
 
Yücelen Haberleri
AŞAĞI
YUKARI
ÜYE İŞLEMLERİ
 
Şifremi Unuttum | Yeni Üye
Değerli Ziyaretçimiz!
Web sitemizin tüm olanaklarından
faydalanmak için lütfen üye olunuz.

 
 
Sağlık Makaleleri
BEL FITIĞI NEDİR ?
Doç. Dr. Arif ÖNDER: Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına; omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder. Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Disklerin iç kısmın da nükleus pulpozus denen jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında da anulus fibrozus adı verilen daha sert bir fibröz tabaka vardır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denir. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk omurilik kanalı içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder. Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olurlar.

Bel Fıtığı Nasıl Oluşur?

Doç. Dr. Arif ÖNDER: Ağır bir yükü kaldırmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dış faktörün yanında kişiye ait faktörler de bel fıtığının oluşmasında önemli rol oynarlar. Çünkü öyle insan vardır ki 120 kg. kaldırır, hiçbir şey olmaz; öylesi de vardır ki 5 kg. kaldırır, bel fıtığı olur. Kişiye ait faktörlerin başında omur kemikleri arasında bulunan ve disk adı verilen kıkırdaklardaki dejenerasyon gelir. Kainatta hiçbir şeyin tesadüfe bırakılmamış olması gibi diskin beslenmesi de belirli bir plan ve program dahilinde gerçekleşmektedir. Damarlardaki hastalıklar, şeker hastalığı ve sigara kullanımı diske gelen kan akımının miktar ve kalitesini, dolayısıyla onun beslenmesini olumsuz yönde etkileyerek dejenerasyonu hızlandırırlar. Bel fıtığının oluşumunda rol oynayan dış faktörlerin başında günlük aktiviteler esnasında ortaya konan bilinçsiz hareketler gelmektedir. Eğilerek veya uzanarak bir yük kaldırdığımızda belde bulunan diskler üzerine binen yük simetrik değil, asimetrik olmaktadır.

Bel Fıtığının belirtileri nelerdir?

Doç. Dr. Arif ÖNDER:
Bel ağrısı
Bacaklara vuran ağrı
Bacaklarda, ayakta uyuşma, güçsüzlük nadiren de olsa yanma ve iğnelenme
İdrar yapamama ya da idrar kaçırma ( Özellikle bel ağrısı ile birlikte olduğu zaman dikkat edilmesi gereken bir bulgudur. Bu durum genellikle acil ameliyat gerektiğinin de bir belirtisidir ) .

Bel Fıtığının risk unsurları nelerdir?

Doç. Dr. Arif ÖNDER: Yaş, şişmanlık, genetik özellikler, omurga yapısının yanında düzensiz ve bilinçsiz hareketler, yanlış oturma pozisyonları sıralanabilir.

Bel Fıtığı teşhisi nasıl konulur?

Doç. Dr. Arif ÖNDER: Muayene, ileri görüntüleme yöntemleri ( MR ve BT ) ile bel fıtığı teşhisi konulabilir.

Bel Fıtığının tedavi seçenekleri nelerdir?

Doç. Dr. Arif ÖNDER: İlaç tedavisi, yatak istirahatı, fizik tedavi ve rehabilitasyon, epidural kateterizasyon ve ameliyat tedavi seçenekleri arasında sayılabilir.

Riskli Pozisyonlar nelerdir?

Doç. Dr. Arif ÖNDER: Günlük aktivitelerimiz esnasında vücudumuzun dikey veya yatay konumda aldığı çeşitli pozisyonlar ve beraberinde ortaya konan faaliyetin şekli bel fıtığına yakalanma riskini önemli oranda artırır veya azaltır. İnsanın dikey pozisyonda bulunması omuriliğin alt kısımlarını önemli miktarda basınç altında bırakır. Çünkü bu kısmın yukarısında yer alan tüm vücut ağırlığı birkaç santimetre karelik dar bir omur parçası üzerine biner ve bu küçük kısım tarafından taşınır. Buna karşılık vücudun dik değil de desteksiz bir tarzda eğik pozisyona gelmesi, yani düşey olarak orta hattan sapması beldeki omurlar üzerine binen yükü, yani basıncı bariz şekilde daha da artırır. Yapılan bilimsel araştırmalarda beldeki diskin içerisine basınç ölçebilen bir cihazla girilmiş ve çeşitli vücut pozisyonlarının diskteki basıncı ne şekilde etkilediği araştırılmıştır. Görülmüştür ki, burada bele en az yükün bindiği pozisyon, kişinin sırtüstü yattığı ve bacaklarının altını bir cisimle destekleyerek hafifçe yükselttiği pozisyondur. Ayrıca sandalyede desteksiz otururken bele binen yük, ayakta dik olarak dururken bele binen yükten daha fazladır. Halbuki insanlar bunun tam tersinin doğru olduğunu zannederler. Neticede ayakta dik pozisyonda dururken bele binen yükün gerçekte daha az, otururken daha fazla olduğu bilinmelidir. Bu pozisyondan daha kötüsü, yani belde bulunan disklerdeki basıncı daha da artıran durum, sandalyede otururken öne doğru eğilerek yerden bir cismi almaktır. En kötüsü ise ayakta dururken öne doğru eğilerek dizler düz konumda yerdeki bir ağırlığı kaldırmaktır. Bu durumda kaldırılan ağırlığın miktarı arttıkça bel fıtığına yakalanma riski de giderek artacaktır.
Oturur pozisyonda iken kişi arkasına bir destek koyarsa veya oturduğu sandalyenin arka kısmını geriye doğru tedrici olarak yatırmaya başlarsa, bele binen yük de giderek azalacak ve bel bu durumda çok daha rahatlamış olacaktır. Öksürmek, gerinmek veya kahkaha ile gülmek ise belde yer alan disklerdeki basıncı bariz şekilde artırır. Şikayetleri bir öksürmeyi takiben başlayan pek çok hasta ile karşılaşmaktayız. Sağlıklı bir bele sahip olmak için günlük yaşantımızda riskli pozisyonlardan daima uzak durmalıyız.

Kimlerde görülür?

Doç. Dr. Arif ÖNDER: Toplumun çeşitli kesimlerinde bel rahatsızlığı o kadar yaygındır ki, birçok ülkede yapılan istatistiklere göre doktora müracaat nedeni olarak bel ağrısı soğuk algınlığından sonra ikinci sırayı almaktadır. İnsanların yaklaşık % 80’i hayatları boyunca en az bir defa bel ağrısı ile karşılaşmaktadırlar. Bel rahatsızlığına her yaş grubunda rastlamak mümkündür fakat bel fıtığı orta yaşlarda daha sık görülür. Hareketsiz bir iş ve hayat tarzı, daha çok oturarak çalışmak, şişmanlık, ağır şeyler kaldırmak, mücadele sporları, bilinçsiz spor yapmak, yanlış oturuş ve duruş alışkanlığı, mesleğini sevmeme, huzursuz bir ortamda ve stres içinde yaşama, sigara ve alkol kullanma, uzun süre otomobil sürme, bedensel faaliyetlere ısınmadan başlamak birer risk faktörüdür. Bu risk faktörleri bir insanın günlük yaşantısında ne kadar çoksa o kişinin bel fıtığına yakalanma ihtimali de o kadar yüksektir. Hele bir de genetik olarak yatkınlık varsa bel fıtığıyla tanışmak sürpriz sayılmamalıdır. Uygun olmayan sandalyelerin üzerinde her gün saatlerce süren bir ofis hayatına mahkum insanlar bel fıtığının müstakbel adaylarıdırlar.

Bel Fıtığı Ameliyatı geçiren hastalar için evde bakım ilkelerini özetle anlatabilir misiniz?

Doç. Dr. Arif ÖNDER:
İlaçlarınızı doktor ve hemşirenizin verdiği bilgi doğrultusunda doğru dozda ve zamanda aksatmadan düzenli bir şekilde kullanmalısınız.
İlaçlarınızın etkilerini ve olası yan etkilerini öğrenmelisiniz. Anlayamadığınız bir şey olursa lütfen tekrar sorunuz.
Başka bir hastalığınızdan dolayı her hangi bir kısıtlamanız yoksa, normal diyet alabilirsiniz.
Kabız olmamaya ve kalmamaya dikkat ediniz. Kabız olunca fazla ıkınmanız gerekir, dikişleriniz zarar görebilir.
İdeal kilonuzu diyetisyeninizden öğrenip, bu kiloyu korumak için çaba göstermelisiniz. Çünkü aşırı kilo belinizin yükünü artırarak rahatsızlığınızın tekrarlanmasına neden olabilir.
Taburcu olduktan sonra klozetli tuvalet kullanmalısınız. ( Alaturka tuvalette çömelme olduğu için belinizi zorlamanıza neden olabilir. )
Kendinizi soğuktan korumalısınız. Soğukta bel kaslarında spazm dolayısıyla ağrı oluşur.
Evde ortopedik yatakta yatmaya devam edebilir. Ortopedik yatak temin edilemiyorsa orta sertlikteki yatak tercih edilmelidir.
Dikişleriniz alındıktan iki gün sonra duş tarzında banyo yapabilirsiniz. Banyoda kayıp düşme tehlikesi olduğundan ayakaltınıza kaymayan bir paspas yerleştirilmeli, özellikle ilk banyoda yanınızda birisinin bulunmasına dikkat ediniz.
Cinsel yaşam için ameliyat bölgenizin iyileşmesi düşünülerek en az üç haftanın geçmesi beklenilmelidir.
Serviste size öğretilen şekilde yatağınızdan kalkınız. ( Dizlerinizi bükerek yan dönünüz, kollarınızdan destek alarak oturma pozisyonuna geçerken aynı anda ayaklarınızı yataktan sarkıtınız. ) Yaşam boyunca buna dikkat etmelisiniz.
Serviste yatarken fizyoterapistiniz tarafından önerilen ve öğretilen egzersizleri düzenli olarak yapınız.
Korse giyilmesi gerekiyorsa; korsenizi doktorunuzun önerdiği süre içerisinde muhakkak takmalısınız, yatarken çıkartabilirsiniz.
Bundan sonraki yaşamınızda ani ve ters hareketlerden kaçınmalısınız.
Otururken arkalığı düz bir sandalye kullanmalı, sırt dayanmalıdır.
Taburcu olduktan sonra ilk 2 hafta günde üç defa on dakika süre ile,üçüncü ve dördüncü haftalarda dört defa on beş dakika kadar sandalyede oturabilirsiniz.
Aktiviteler hastanın gücüne ve rahatsızlık durumuna göre giderek arttırılmalıdır. Doktor önerileri doğrultusunda iki ay ağır işlerde çalışılmamalıdır. Hafif bel hareketleri yapılabilir.
Eğilip bükülme hareketlerinde bulunmayınız.
Taburcu olduktan bir ay sonra ev dışına çıkmaya başlayabilirsiniz. Yürüyüş mesafesi ve sürenizi kendi toleransınıza göre artırabilirsiniz.
Merdiven basamaklarını tek adımla ve trabzana tutunarak yavaş ve dikkatlice çıkınız.
İlk bir ay boyunca araba kullanmayınız.
İlk iki ay otobüs vb. gibi toplu taşıma araçlarına binmeyiniz.
Bayanlar, yüksek topuklu ayakkabı giymeyiniz.
Ağır kaldırmayınız. Bir objeyi kaldırmak gerektiğinde, dizler ve kalça bükülmeli, obje göğse yakın tutulup, ayağa birlikte kalkmalıdır. Bir objeyi kaldırma ve dönme hareketi birlikte yapılmalıdır.

AŞAĞI
YUKARI
 
 
Check-Up Programlarımız | Tanıtım Filmlerimiz | Servislerimiz | İnsan Kaynakları | Yönetim
 
© Yucelen Hospital 2010 Tüm Hakları Saklıdır
 
Designed by: Gündaş Reklam