Yücelen Hospital Ortaca
 
 
Yücelen Çağrı Merkezi
Germany
 
Yücelen Hastanesi Muğla
 
 
Yücelen Haberleri
AŞAĞI
YUKARI
ÜYE İŞLEMLERİ
 
Şifremi Unuttum | Yeni Üye
Değerli Ziyaretçimiz!
Web sitemizin tüm olanaklarından
faydalanmak için lütfen üye olunuz.

 
 
Sağlık Makaleleri
KORONER BYPASS AMELİYATI
Özel Yücelen Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi doktorlarından Op.Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU “ Günümüzde en sık konuşulan ameliyatlardan birisi olan Koroner Bypass Ameliyatı hakkında bilgi verdi.

Her organ gibi kalbimizde yaşamak ve görevini yapmak için kanla beslenmeye gereksinim duyar. Kan, kalp kasımıza koroner arter adı verilen atardamarlar yoluyla gelir. Bilindiği gibi damar sertliği ( ateroskleroz ) tüm vücuttaki damar iç duvarında yerleşebilen ve yerleştiği bölgede darlıklara neden olan bir hastalıktır. Koroner arterler de damar sertliğinden önemli oranda etkilenir. Bunun sonucunda kalp kasının beslenmesi için tek kaynak olan koroner arterlerde daralmalar ve tıkanmalar oluşabilir. İstemik kalp hastalığı dediğimiz bu tablo kendini genellikle “ anjina ” adı verilen bir ağrı ile gösterir. Anjina her hastada olmamakla birlikte, genellikle bir kalp krizinin en önemli habercisidir. Bazen de hastalar hiç ağrı tanımlamadan da kalp krizi geçirebilir. ( Özellikle şeker hastaları )

KORONER BYPASS AMELİYATI NEDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Koroner arterlerdeki daralmalar belli bir seviyenin üzerine çıktığında kanın akışında engel oluşturur. Bu da kalbin yeterince beslenememesi ve dolayısıyla görevini tam anlamıyla yapamaması anlamına gelir. Göğüs ağrısına ve kalp krizine neden olan bu olumsuz tabloyu ortadan kaldırmak amacıyla uygulanan cerrahi işleme koroner bypass ameliyatı denilir. Koroner bypass ameliyatının amacı; varsa göğüs ağrısını ortadan kaldırmak ve oluşabilecek bir kalp krizinin önüne geçmektir. Böylece hastanın yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve ömrünün uzatılması amaçlanır.

KİMLER KORONER BYPASS AMELİYATINA ADYDIR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Bir çok faktör arter hastalığına yol açabilir. Bunlardan en iyi bilinen ve en önemlileri,
1-) Genetik Geçiş: Birinci derece yakınlarında kalp ve damar hastalığı bulunan veya bu hastalıklara bağlı ameliyat olan kişiler.
2-) Sigara: İçerdiği toxic gazlardan ötürü damar duvarları üzerine direk zararlı etki göstererek damarların daralmasına yol açar.
3-) Diabet ( Şeker Hastalığı ) : Vücutta nerede damar varsa hepsini etkileyebilen bir hastalıktır. Özellikle düzenli ve uygun ilaç kullanmayan kişiler üzerinde daha etkindir.
4-) Hipertansiyon ( Tansiyon yüksekliği ) : Yine özellikle düzenli ve uygun ilaç kullanmayan kişilerde daha etkindir.
5-) Hiperkolesterolemi ( Kolesterol Yüksekliği ) : Kişi bu durumun farkında olmayabilir. Farkına varıldığında ise damar tıkanıklığı gelişmiş olur.
6-) Alkol: Uzun süre, devamlı, aşırı dozda alkol tüketimi etkindir.
7-) İleri Yaş
8-) Stres
9-) Hareketsizlik
10-) Obezite ( Şişmanlık )

KORONER ARTER HASTALIKLARINDA TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Koroner arterlerin daralmalarında tedavi için üç seçenek söz konusudur. Bunlar; ilaç tedavisi, koroner balon anjioplasti ve stent uygulamaları, koroner bypass ameliyatıdır. Hangi tedavi şeklinin seçilmesi gerektiğine, hastanın ve hastalığın durumuna göre kalp damar cerrahi ve kardiyolog birlikte karar verir. Tedavi yönteminin seçiminde; hastanın genel durumu, koroner arterlerin yapısı ve kalbin kasılma gücü gibi birçok faktör etkili olur.

AMELİYAT NE KADAR SÜRMEKTEDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Ameliyat süresi yapılacak bypass sayısına ve varsa ek işlemlere bağlı olarak değişmekle birlikte yaklaşık dört saat sürer.

KORONER BYPASS AMELİYATLARINDA KLASİK YÖNTEM NEDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Ameliyat öncesi hasta genel anestezi ile tamamen uyutulur. Ameliyat safhasında herhangi bir şey hissetmez ve ağrı duymaz. Ameliyatı yapan cerrah kalbe erişebilmek için göğüs kemiğini yukarıdan aşağıya doğru özel bir cihazla keser. Daha sonra kalp ve akciğer kan dolaşımı özel bir süre durdurulabilir, bu safhada kalp ve akciğerin görevini kalp-akciğer makinesi üstlenir. Cerrah, kansız ve hareketsiz hale gelen kalpte istediği işlemi yaptıktan sonra kalp tekrar çalışır. Daha sonraki aşamada kalp-akciğer makinesiyle kurulmuş olan bağlantılar çekilir, kesilmiş olan göğüs kemiği özel çelik tellerle dikilerek eski durumuna getirilir.

“ MİNİMAL İNVAZİV ” KORONER BYPASS CERRAHİSİ NEDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Hastalara daha az travma ve daha kısa sürede iyileşme anlamına gelen minimal invaziv yöntemler ancak belli şartlarda uygulanabilir. Hatanın yapısı, ek hastalıklarının bulunup bulunmaması, her şeyden önemlisi tıkalı damarın yeri ve sayısı bu yöntemin seçiminde etkili rol oynar. Genellikle kalbin ön inen dalındaki ( kısaca LAD olarak bilinir ) darlıklarda uygulanan bir yöntemle de sol meme altından 5-6 santimlik bir kesi ile ameliyat gerçekleştirilir. Ameliyat çalışan kalpte gerçekleştirilir ve tüm bu işlemler bu küçük açıklıktan yapılır. Erken iyileşme ve kısa süreli hastane yatışı nedeniyle cazip bir yöntem olmakla birlikte, görüş alanının kısıtlı olmasına bağlı olarak koroner bypass için kullanılan meme atardamarının yeterli kalitede hazırlanamaması gibi dezavantajları da bulunur.

KALP – AKCİĞER MAKİNASI KULLANILMADAN ( POMPASIZ ) KORONER BYPASS AMELİYATI NEDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Pompasız yöntem olarak da bilinen bu ameliyatlarda cerrah işlemi çalışan kalpte yapar. Bu nedenle bu ameliyatlar açık kalp ameliyatı değildir. Dolayısıyla klasik yöntemde kullanılan kalp-akciğer makinesinin birçok olumsuzlukları ortadan kalkar. Pompasız yöntemde kalbin görevini üstlenen bir cihaz olmadığı için kalp vücudun ve özelliklede beynin gereksinimi olan kanı işlem esnasında pompalamaya devam eder. Bu nedenle kalbin pompalama gücünü önemli derecede etkileyen hareketlerden kaçınmak gerekir. Bu cümleden de anlaşılacağı gibi kalbin arka duvarını besleyen damarlara, bu yöntemde her zaman ulaşabilmek mümkün olamamaktadır. Pompasız ameliyatlarda kalbe erişim klasik yöntemde olduğu gibi göğüs kemiği yukarıdan aşağıya doğru keilerek veya sol meme altından küçük kesi ile de olabilir. İşlemi gerçekleştirebilmek için bypass yapılacak koroner arter bölgesi özel aletlerle ( stabilizatör ) hareketsiz duruma getirilir, böylece cerraha kısmen hareketsiz bir alan sağlanır.

KORONER BYPASS CERRAHİSİNDE KULLANILAN GREFTLER NELERDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Bilindiği gibi koroner bypass işlemi darlık olan arter bölgesinin arkasına yeni bir damarla kan götürmek demektir. Darlığın arkasına yeterli kan taşımak için kullanılan bu yeni damara
“ greft ” adı verilir. Greftler hastanın kendi atar veya toplar damarlarından hazırlanabilir. Atardamarlardan ( arter ) hazırlanan greftlerin, toplardamarlardan ( ven ) hazırlanan greftlere göre daha uzun süre açık kalma gibi bir avantajı vardır.

EN SIK KULLANILAN GREFTLER HANGİLERİDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: İnternal Mammarian Arter ( Meme Atardamarı ): Uzun süreli açıklık oranı nedeniyle koroner arter cerrahisinde en sık kullanılan grefttir. Meme atardamarı göğüs uvarının iç kısmında, akciğerlere bakan yüzünde, göğüs kemiğinin iki yanında yukarıdan aşağıya doğru seyreder.
Radial Arter ( Kol Atardamarı ): Atardamar greftleri arasında ikinci sıklıkla tercih edilendir. Ön kolumuzda birbirine paralel iki atar damar mevcuttur. Bunlardan biri radial, diğeri ise unlar arterdir. Bir çok insanda radial arter olma bile unlar arter ön kolun ve elin kanlanması için yeterli olur. Bu nedenle uygun hastalarda radial arter greft olarak kullanılabilir. Doktorunuzun ameliyat öncesi yapacağı basit bir test sonucu radial arterin kullanılıp kullanılamayacağına karar verebilir. Radial arterin greft olarak kullanıldığı hastalarda ameliyat sonrası en az altı hafta ilaç kullanımı gerekir.
Safen Ven ( Bacak Toplardamarı ): Koroner Bypass cerrahisinin ilk dönemlerinden beri kullanılır. Açık kalma oranı atardamar greftlerine göre daha düşüktür. Ancak arteriyel greftlerin herhangi bir nedenle kullanılamadığı durumlarda veya dört ya da daha fazla damara bypass gereksinimi olduğu durumlarda hastalarda toplardamar greftleri de kullanılabilir.

KORONER BYPASS SONRASINDA AMELİYAT SONRASI BAKIMI AÇIKLAYABİLİR MİSİNİZ?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Hasta yaklaşık dört saat süren ameliyattan sonra yakından izlenebilmek ve gerekli monitirizasyonun yapılabilmesi için yoğun bakım ünitesine alınır. Burada aynı zamanda ameliyat sonrası erken dönemde hasta için gerekli olan solunum desteği de sağlanır. Bu amaçla hasta ağzına yerleştirilmiş bir boru yoluyla solunum cihazına bağlanır. Ayrıca kol ve boyunda bulunan serum hatları ve kablolar yoluyla gerekli tedavi ve takip yapılır. Bunlar şaşırtıcı, belki de ürkütücü gelebilir ancak tüm kalp ameliyatı geçiren hastalarda uygulanan ve hiçbir zaman durumunda olumsuzluk olduğu anlamını taşımayan bu cihazlar yalnızca yakın takip ve güvenlik için uygulanır. Yoğun Bakımda kalış süresi ortamla bir gün kadardır. Bu süre ameliyatın türüne ve tedavinin şekline göre uzayabilir. Yoğun Bakımda kalış süresinin uzaması her zaman olumsuzluk işareti değildir. Daha güvenli şartlarda takip ve tedavi amaçlanır.

HASTANIN İYİLEŞME DÖNEMİNDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Koroner bypass ameliyatlarından sonra tam olarak iyileşme dönemi iki, üç ayı bulur. Hastanın iyileşme durumuna bağlı olarak üç ile sekiz hafta sonra araba kullanılmaya başlanabilir. Cinsel aktivite içinse üç ile altı haftanın geçmesi beklenir. Büro işiyle uğraşanlar dört ile altı hafta içinde görevlerine dönebilir. Fiziksel güç isteyen işte çalışanların ise işe dönmek için on iki haftayı beklemeleri gerekir. İşe dönüş zamanı ve diğer aktivitelere başlama hastadan hastaya farklılık gösterebilir. Bu nedenle ilk kontrolünüzde ( ameliyattan sonra birinci ayda ) doktorunuz daha kesin bilgiler verebilir.

KORONER ARTER HASTALIĞINDAN KORUNMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER NELERDİR?

Op. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU: Özellikle ameliyat olmuş hastalar için daha fazla önem taşır. Koroner bypass sonrası yeniden hastalık gelişmesi riskini en aza indirmek için hastanın yaşam tarzında önemli değişiklikler yapması gerekir. Bunlar, sigaranın bırakılması, düzenli egzersiz, fazla kilolardan kurtulma, kan kolesterol seviyesinin düşürülmesi, şeker hastalığının ve yüksek tansiyonun kontrol altına alınması, uygun diyet, gerekli ilaçların kullanımı ve düzenli aralıklarla doktor kontrolüdür.

Opr. Dr. Hakan FİLİZLİOĞLU kimdir?

25.08.1966 İzmir’de doğan, ilk, orta, lise ve üniversite eğitimini İzmir’de tamamlayan FİLİZLİOĞLU, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 11.06.1989’da mezun olduktan sonra bir yıl Muş Mercimekkale Sağlık Ocağı’nda mecburi hizmetini tamamladı. İzmir Çiğli Balatçık Sağlık Ocağına tayinle geldi. Üç yıl burada çalıştıktan sonra Tıpta Uzmanlık Sınavı ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahi Bölümü’nü kazandı. 13.09.199’da Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı oldu. Üç yıl Trabzon Numune Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptıktan sonra Kalp Cerrahisinde bilgi ve deneyimini artırmak amacıyla yine aynı ilde Özel Karadeniz Hastanesi Kalp Merkezi’nde göreve başladı. İki yıl burada çalıştıktan sonra Bodrum Universal Hospital’e geçti. Bir yıl da burada çalıştıktan sonra iki ay önce Muğla Özel Yücelen Hastanesi’nde göreve başlamıştır. İyi derecede İngilizce bilmekte olup evli ve iki çocuk babasıdır.

AŞAĞI
YUKARI
 
 
Check-Up Programlarımız | Tanıtım Filmlerimiz | Servislerimiz | İnsan Kaynakları | Yönetim
 
© Yucelen Hospital 2010 Tüm Hakları Saklıdır
 
Designed by: Gündaş Reklam